Cam yapımı
İ.Ö.3.binlerin sonuna doğru keşfedilmiş ve ilk
zamanlarda değerli taşlara alternatif olarak üretilmiştir. Daha
sonraları İ.Ö. 2. binlerin ortalarına doğru ilk cam kaplar üretilmeye
başlanmış ve zamanla teknik açıdan geliştirilerek yeniliklere açık bir
endüstri haline geliştir. Erken Dönem camları kralların himayesindeki
atölyelerde seçkin insanlar tarafından üretilirken, Roma döneminde cam
büyük miktarlarda üretilerek bir endüstri haline gelmiştir. Burada camın
bulunuşundan, tarihsel gelişimine, üretim tekniklerinden, formlarına
genel hatlarıyla anlatılmıştır.
camın bulunusu
Cam
yapımı ya fayans endüstrisinin gelişmesi sonucunda, y
ada
doğal olarak ortaya çıkmış
olmalıdır.
Arkeolojik buluntular, glazür ve fayansın ve bazı cam boncukların
İ.Ö 4.binden itibaren imal edildiğini, cam kapların ise ilk olarak
İ.Ö. 2 binin ortalarında kendini gösterdiğini belirtmektedir.Son
yıllarda bu konu üzerine çalışanlar cam malzemenin Mısırdan önce
Kuzey Mezopotamya'da özellikle Hurri-Mitanni bölgesinde yapıldığını
öne sürmektedirler.Birçok yazıtta bize cam yapımını ve cam yapım
reçetesinden bahsetmektedir. Romalı yazar Plinius cam yapımının
başlangıcıyla ilgili bize şu bilgileri aktarmaktadır.Suriye de
Fenikeliler zamanında Karmel (Karmelus) Dağının alçak tepeleri
arasında Candebia adında bataklık bir alan vardır. Belus nehrinin bu
bataklıkta başladığı ve sekiz kilometre kadar aktıktan sonra
Ptolemais şehri yakınında denize döküldüğü sanılır. Çamurlu
birikintilerle dolu ve oldukça derin olması nedeniyle nehrin
dibindeki kum, ancak suların çekilmesi ile ortaya çıkardı.
Bu kumlar dalgalarla çalkalanarak çamur ve yabancı maddelerden
ayrılıp temizlenirdi.Deniz suyunun acılığının bu kum üzerinde
temizleyici rolü olduğu ve bu etki olmadan kumdan hiç fayda
gelmeyeceği sanılırdı. ^ Rivayete göre güberçile dolu bir gemi
burada demir atar ;gemi tayfaları kıyıda yemek hazırlarken odun
t-yakmak üzere bir ocak kurmak isterler.Civarda taş
bulamadıklarından gemiden getirdikleri güherçile blokları bir ocak
yaparlar.Odunları yakınca kum ile güherçile' nin birlikte erimesiyle
o zamana değin bilinmeyen saydam bir sıvının ocaktan sızdığını
görürler. Böylece cam bulunmuş olur. Bu öykünün gerçek olup
olmadığını bilemiyoruz ancak akla yakın bir olaydır.Çünkü, odun
ateşinin camlaşmayı sağlayacak ısılara ulaşıp ulaşmayacağı
tartışılmıştır. Ama yapılan deneylerde malzeme uygun düzenlenmişse
camlaşmayı sağlayabilecek ısıya ulaşabildiği kanıtlanmıştır. Ama
şunu da unutmamak gerekir ki kum bulunan ve ateş yakılan her yerde
böyle örneklerin her zaman bulunmuş olması gerekir.Cam geçirdiği her
aşamasıyla bugünkü durumuyla da bir yüksek ısı sanatıdır. Plinius
tarafından anlatılan örnek hiç kuşkusuz gerçek olabilir ama buna
bile gelmeden, o dönemlerin seramik ustalarının seramikte kullandığı
sırlama tekniğinin gerçekte bir cam kaplama diyebileceğimiz işlem
olduğunu bildikleri kesindir. Bu sır, mal
zeme
olarak bir anlamda camdır. Ve bu sırın kendi başına kullanılıp camsı
ürünler elde edildiği bilinmektedir. Cam tarihinin ilk örneklerinin
pek çoğu, seramikten cama geçildiğini gösteren izler taşımaktadır.
Cam yapay olarak üretilmeden önce her zaman doğada doğal olarak
bulunmaktaydı. Obsidyen adı verilen malzeme gerçekte doğal camdır.
Obsidyen, camın tipik özelliklerini taşıdığı için çeşitli
dönemlerde, değişik yöntemlerle biçimlendirilmiştir. Bu yolla araç
olarak kullanılması çok yaygındır. Böyle bir açıdan bakılırsa,
camcılık ürünlerinin, bugün anladığımız anlamdaki işlevlerinden çok
daha önce bir balta, bir bıçak ya da mızrak ucu olarak kullanılması
ilk camcılık örneği olarak kabul edilmelidir.
